İnternete ilk atıldığım yıllarda, garip sesli modemlerle mehter takımı misali bağlanırdık internete, hatırlıyorum ki o zaman demiştim ki ; ” bir gün, birileri, benim siteme girmek için uğraşacak ” …!

Ardından başladık öğrenmeye, meşhur hazır şablonlar geldi geçti ellerimizden, daha sonra strateji öğrenme vaktinin geldiğini anladım ve ilk domaine sahip olmanın ardından para kazanma hevesi sonucu kendimi internette buluverdim.

Hedefim aynıydı. ” bir gün, birileri, benim siteme girmek için uğraşacak ” ..!

Devam ettim yoluma, para kazanmanın reklamcılık sektöründen geçtiğini gördüm. yine çalışarak kendimi yetiştirdim, benim yanımda olan siteler de vardı, zamanla rolleri değiştik tabiki yıllar sonunda ben onların yanında olmaya başladım. Zaten webmaster dünyası böyle, örneğin bir kod-script sitesine ilk girdiğinizde siz oradan iletişim formu indirir ve birilerine soru sorarsınız. Aradan aylar geçtikten sonra cevap verenler ve oraya script ekleyenler arasında olduğunuzu görürsünüz. Böyle birşey benimki de.

Yıllardan 2006′da kendime dönüp baktığımda hedefime hala ulaşamamıştım. Şükürler olsun, para kazanıyordum ama kimse benim siteme girmek için uğraşmıyordu. Bilinmiyordu! Sıradandı..!

2007′de ara verdim biraz, hayatımın devamı için gerekli olan bir yemek molası gibiydi. Güzeldi.

Takvim yaprakları 2008 yılını gösterdiğinde ilk şaşırtıcı gerçekle karşı karşıya kaldım. Evet amacıma ulaşmıştım. İnsanlar benim sitelerime girmek için uğraşıyordu! ( ! ) ama keşke uğraşmasalardı DNS adresi değiştirmek, proxy sitesinden girmek için!!!

İlk hedef Google olmaktı, derler ya hedefini yüksek tut diye… Öyle yaptım! Dedim ki, YOUTUBE olacağım… Ertesi gün YOUTUBE kapanmıştı! Tam dedim, o zaman ben de başka sektörde dünya devi bir site açarım. Türkiyede barındırır şov yaparım. Bir baktım bu dediğim hayalmiş (: Canım Türkiyem hizmeti kendisine vermem için uğraşııyormuş. Ne bileyim bandwith’e vereceğim parayla açılan deliği bandlayamayacağımı.

Peki dedim o zaman türk sitesi açar, işletir, aslanlar gibi amacıma ulaşırım. Çalıştım! Yapmama az vakit kalmıştı ki, Mahkeme kararıyla bu hayalimi de sansürleyiverdiler…

Sabahın saat 3′ü. Kendi kendime dövünüyorum aslında beyin kıvrımlarında maç yapıyorum. Diyorum ki,

- Üretmek suç.

- Özgürlük yalan.

- Böyle bir sektör bize yok.

- Amsterdam’a uçak biletine param yeter mi?

Düşünüyorum ama, sanırım böyle bir sektör bize yok! Sürekli biri bizi durduruyor.